Biri, Hiçbiri, Binlercesi
Başkaları için “ben” olan beni, benim için “ben” olan ben görebilir mi? Başka bir deyişle, yansıma benliği gözlemlemek mümkün müdür?
Söz konusu yansıma benliği görüp görememek olduğunda, kuantum fiziğinde Heisenberg’in “Belirsizlik İlkesi”ni akla getirmek gerekir. İlkeye göre, bir parçacığın momentumu ve konumu aynı anda tam doğrulukla ölçülemez. Yeri saptanırken hızı tam olarak belirlenemez. Bu durum, insanın göreli benliğini görme çabasında da aynıdır. Tıpkı Heisenberg’in, elektronların yerini ve hızını görmeye çalıştığı deneydeki gibi, Moscarda’nın ayna karşısında yaptığı sorgulamada da gözlenen bu belirsizlik, deney araçlarının—başka bir deyişle aynanın—hassas olmamasından kaynaklı bir belirsizlik değil; ölçülen nesnenin göreliliğinden, yani insandan kaynaklı bir belirsizliktir.
“İsimsiz. Geçmişin ismine dair hiçbir anı yok; bugünün ismine ve yarına dair de öyle. İsimden kastımız, dışarıdan bize yüklenen her türlü kavramsa — Eğer ismimiz yokken bu kavramlardan yoksunsak; Ve o zaman içimizdeki şeyler körleşiyorsa, tanımlanamıyor ve ayırt edilemiyorsa, bu ismi anmakta ısrar edenler; Mezar kitabıma kazısınlar onu — ön tarafına — Ve sonra da o ismi bir daha anmayıp çekip gitsinler ki rahat edeyim. Ben yaşıyorum. Hayat daha bitmedi. Ve hayat, isimler hakkında bir şey bilmez. Şu ağaç, yapraklarla süslenmiş. Ne güzel. Ben o ağacım. Ağaç, bulut. Yarın da belki bir kitap olurum. Okunan bir kitap. İçimize çektiğimiz zor bir rüzgâr.
Dışarıdaki her şey olurum.”
Prömiyer tarihi: 4 Ağustos 2025
Süre: İki perde / 115 dakika
Yazar: Luigi Pirandello
Uyarlayan-yöneten: Emre Şamdan
Oyuncu Koçu: Serkan Kavaklı
Afiş tasarım: Sıla Sert
Kostüm-dekor-ışık: Yakîn Tiyatro
Oyuncular: Ayça Sipahioğlu, Çağdaş Özel, Sinemis Kamer Şahin
